|
Kanun No: 1262
(Resmi Gazete Yayım Tarihi:
26.05.1928 Sayı:898)
Madde 1-
Kodekste muharrer şekil ve formül
haricinde ve fenni kaidelere muvafık muayyen ve sabit bir şekilde
yapılarak âmillerin ismiyle veya hususi bir nam altında, ticarete
çıkarılan tababette müstamel her nevi basit ve mürekkep devai
tertiplere ispençiyari ve tıbbi müstahzarlar ismi verilir. (*2)
Tabip reçetesi ile verilmesi meşrut
olanlar ancak reçete mukabilinde ve diğerleri reçetesiz olarak
münhasıran eczanelerle ecza ticarethenelerinde kanunu mahsusuna
tevfikan satılır.
(Mülga cümle: 26.02.1994 tarih
3977/4 md. R.G. Kozmetik Kanunu)
(Mülga olmadan önceki hali: Diş
tozları, suları ve macunları satışı bu kayda tâbi değildir.)
*1. Bu Kanunun Harca ait hükümleri
5887 sayılı Harçlar Kanunu'nun 126. maddesi ile kaldırılmış olup,
çeşitli aralıklarla yenilenmektedir.
*2. İlaç, Farmakope veya
Formüler'lerde kayıtlı, teşhis, kür, yatıştırma, tedavi veya
hastalıklardan korunma için kullanılan maddeye denir. Bunun
eczacılık teknolojisine uygun bir şekilde hazırlanıp ve özel bir
isim altında sunulan şekline de müstahzar denir.
Madde 2 -
(04.01.1943 - 4348)
A - Devai sabunlarla ilâç zümresine
girmeyen ve kimyevi maddeleri ihtiva etmeyen tıbbi gıdalar ve
(Mülga ibare: 26.02.1994 tarih
3977/4 md. R.G. Kozmetik Kanunu)
(Mülga olmadan önceki hali: Saç
suları ve boyaları diş tozları, suları ve macunlarından maada)
müessir zehirli maddelere havi
olmayan bütün tuvalet levazımatı tıbbi müstahzarlardan sayılmazlar.
B - Aşağıda yazılı müstahzarlar, bu
Kanunun 3. maddesi mucibince alınması meşrut müsaadeye tâbi
değildir.
I - Sair müessir maddelerle
karıştırılmayan veyahut hususi bir isim altında yapılmayan her nevi
serum ve aşılar ve bu mahiyette korunma tedavi maddeleri;
II- Hayati teammüllere mahsus
hülâsalar, amboseptörler ve bunlara benzer maddeler,
III- Doğrudan doğruya halka
satılmasına elverişli olmamak ve hususi bir isim altında veya
yapanın ismiyle anılmayarak muhtevi olduğu ilacın kimyevi ismini
taşımak üzere yapılan kodeksde şekilleri yazılı basit komprimeler,
ampuller, tentürler ve her türlü hülâsalar ve emsali klinik
müstahzarlar,
IV - Hususi bir isim altında
ruhsatnamesi verilmiş olan müstahzarların yalnız kimyevi ismini
taşıyan muadilleri.
B bendinin 1 sayılı fıkrasında
yazılı maddelerin hepsinin veya bir kısmının dışarıdan memlekete
girmesini tahdit veya men'e ve memlekete dışarıdan getirilecek
olanların vasıf ve şartlarını tâyine ve bunları murakabeye Sıhhat ve
İçtimai Muavenet Vekâleti salâhiyettardır. Memnu olduğu halde
memlekete giren veya Umumi Hıfzısıhha Kanunu'nun 95. maddesi
hilâfına izinsiz olarak yapıldığı anlaşılan bu gibi maddeler Sıhhat
ve İçtimai Muavenet Vekâletince el konularak yok edilir. Bunları
hariçten müsaadesiz ithal edenler hakkında ayrıca umumi hükümler
dairesinde takibat yapılır.
Aynı bendin III sayılı fıkrasında
yazılı maddelerin Eczacı ve Eczaneler Kanunu'nun 26. maddesi
mucibince Sıhhât ve İçtimai Muavenet Vekâleti tarafından müsaade
verilmiş bir müstahzarat lâboratuvarında yapılması şarttır. Bu nevi
müstahzarların eczaneler ve ecza depolarından başka yerlerde
satılması yasaktır.
Madde 3 -
Dahilde imal olunan ispençiyarî ve
tıbbi müstahzarların ticarete çıkarılmasından ve hariçte
yapılanların ithalinden evvel Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye
Vekâletinden müsaade alınması meşruttur.
Madde 4 -
Kodekse dahil olmadığı halde
birinci maddede zikrolunan ispençiyarî ve tıbbi müstahzarlar
evsafına haiz olmayıp bir vahdeti kimyeviye arzeden ve sanayii
kimyeviye fabrikaları tarafından hastalıkların tedavisinde istimal
edilmek üzere yeniden ticarete çıkarılan kimyevi ve tıbbi maddelerin
dahi hini ithallerinde Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekâletinden
müsaadeî resmiyesi alınır.
Madde 5-
(8.02.1954 - 6243)
Türkiye'de ispençiyarî ve tıbbi
mevat ve müstahzarat imâline ve bu maksatla lâboratuvar veya fabrika
küşadında Türk tabip, eczacı, kimyager ve ihtisaslarına taallûk eden
maddeler için de veteriner ve diş tabibi bir mes'ul müdürün
mesuliyeti altında hakikî ve hükmî şahıslar salâhiyettardır.
İspençiyari ve tıbbi mevat ve
müstahzaratın her türlü fennî şartlara haiz ve kâfi tesisatı muhtevi
bir lâboratuvar veya fabrikada imâli mecburidir.
İspençiyarî ve tıbbi mevat,
müstahzarat ve fabrikaları Sağlık ve Sosyal Yardım Vekâletinin
teftiş ve murakabesine tâbidir.
Madde 6 -
(04.01.1943 - 4348)
5 inci maddede zikredilen şartlar
dahilinde yapılacak müstahzarların müsaadesini almak için
evvelemirde bir istida ile Sıhhat ve İçtimaî Muavenet Vekâletine
müracaat olunur. Bu istida ile beraber müstahzarlardan beş nümune ve
cinsi ve miktarı sarih olarak tâyin edilmiş olmak şartiyle
müstahzarları terkip eden maddeleri bildirir tasdikli bir formül ve
müstahzarın ambalajına mahsus kap vesaire ve tarifname nümune ve
suretleri gönderilir ve müstahzarın toptan ve perakende satış
fiatları da bildirilir.
Madde 7 -
(04.01.1943 - 4348)
6 ıncı maddede yazılı istida ve
nümuneler Sıhhat ve İçtimaî Muavenet Vekâletince tetkik ve tahlil
edilerek aşağıda yazılı şartların mevcudiyeti halinde izin
verilmesine müteallik muamele yapılır.
A) Müsaade talep eden kimsenin bu
kanunla tayin edilmiş olan salâhiyeti haiz olması,
B) Tevdi edilen formülün
müstahzarlar halinde ticarete arzedilmesinde fayda bulunması,
C) Kullanılmasında sıhhî mahzur
bulunmaması,
D) Sanata muvafık yapılması ve uzun
müddet muhafazası halinde bozulmağa müsait olmaması,
E) Tahlil ve tetkik neticesinde
formülüne uygun ve bildirilen tedavi vasıflarını haiz olması,
F) Fiatının muvafık ve isminin
uygun bulunması,
Müstahzarın tabip reçetesiyle veya
reçete lüzum olmadan serbestçe satılması hususu vekâletçe tâyin ve
ruhsatnamede zikredilir. Bu kanun mücibince yapılmasına izin verilen
müstahzarın isimleri Resmi Gazete ile ilân edilir. Tahlil masrafı ve
ruhsatname harcı istida sahibine aittir.
Sıhhat ve İçtimaî Muavenet Vekâleti
piyasa icaplarına göre müstahzar fiatlarının tadilini isteyebilir.
Madde 8 -
(04.01.1943 - 4348)
Ecnebî memleketlerden getirilen
müstahzarlar için müsaade talebi ancak Türkiye dahilinde sanat
icrasına mezun eczane ve ecza ticarethaneleri sahipleri veya işbu
müstahzarları imâl eden fabrika ve lâboratuvarların Türkiye'de
oturan vekillerî tarafından vâki olduğu takdirde kabul olunur. Bu
gibi müstahzarlar gibi müsaade istihsali zımnında istida ile Sıhhat
ve İçtimaî Muavenet Vekâletine müracaat edilir.
Verilen istida ile beraber
müstahzarların imâl mahalli, Türkiye Konsolosluklarınca, tasdikli
formülleri, tarifnameleri ve mahreci olan memlekette serbest veya
reçete ile satılmasına dair müsaade mevcutsa bu müsaadenin tasdikli
bir sureti ve beş nümune vekâlete tevdi edilir. Tahlil masrafları ve
ruhsatname harcı istida sahibine aittir. İşbu istida, 7 inci maddede
yazıldığı şekilde muamele görerek müsaade edileceklerin gümrüklerce
ithali temin edilir ve Resmi Gazete ile isimleri ilân olunur.
Müstahzar fabrikaları ve
lâboratuvarlarının vekilleri eczacı veya hususî kanuna göre
müsaadesi alınmış bir ecza ticarethanesine sahip olmadıkları
takdirde iş gördükleri yerlerde vekâletini haiz oldukları fabrika ve
lâboratuvar müstahzarlarından nümune olarak gönderilecek veya
dağıtılacak miktardan fazla bulunduramazlar. Fazla miktarda
bulundurmak istedikleri takdirde ecza ticarethaneleri hakkında 984
sayılı kanun hükümleri dairesinde eczacı bir mes'ul müdür
istihdamına mecburdurlar.
Madde 9 -
(04.01.1943 , 4348)
Memlekette yapılacak veya dışarıdan
getirilecek müstahzarlara ait istidaların Sıhhat ve İçtimaî Muavenet
Vekâletine geldiği tarihten itibaren nihayet iki ay zarfında
muamelesi bitirilerek istida sahibine cevap verilir.
Şu kadar ki müstahzar üzerinde
fennî tetkikler icrası veya şifaî tesirlerinin tecrübelerle tesbiti
icabeylediği hallerde bu müddet lüzumu kadar uzatılabilir.
Madde 10 -
Müsaadesi istihsal olunarak
ticarete çıkarılan yerli müstahzarların safiyetinden ve formülüne
muvafık olarak imâl edilip edilmemesinden âmili ve memaliki
ecnebiyeden ithal edilenler için ithal müsaadesi talepnamesi vermiş
olan vekilleri mesul olup lüzum görüldükçe ve bedel tesviye olunmak
üzere lâlettayin alınacak tahlili suretiyle Sıhhiye ve Muaveneti
İçtimaiye Vekâleti daimi bir murakabe icra eder.
Madde 11 -
Müstahzarların terkibinde ve haricî
şekilleri ve tarifnamelerinde ve isminde yapılacak her nevi
tadilâtın Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekâletince kabul ve tasvip
edilmesi lâzımdır.
Madde 12 -
(04.01.1943 - 4348)
Müstahzarların dış ambalaj
kısımları üzerinde ve ambalaj içindeki tarifnamelerde açık ve Türkçe
olarak ruhsat sahibinin ve yapıldığı lâboratuvarın adı ve adresi,
ruhsat numarası ve ilâcın nasıl kullanılacağı ve fiatı yazılı olacak
ve terkibinde müessir ve zehirli maddeler varsa cins ve miktarları
ve Vekâletçe lüzum gösterilen hallerde yapıldığı tarih göze çarpacak
surette kayıt ve işaret edilecektir. Yalnız tabip reçetesiyle
satılmasına müsaade edildiği takdirde bu husus dahi açık olarak
yazılacaktır.
Madde 13 -
(04.01.1943 - 4348)
Müstahzarları övme yolunda ve
bunlara malik olmadıkları şifa hassaları atıf veya mevcut şifai
tesirleri büyütmek suretiyle sabit veya müteharrik sinema filimleri
ışıklı veya ışıksız, ilân, radyo veya herhangi bir vasıta ile reklâm
yapılması memnudur. Şu kadar ki tarifname ve
gazetelerde"......hastalıklarında kullanılması faydalıdır"
şeklindeki ilânlara müsaade olunabilir. Ancak reçetesiz satılmasına
müsaade edilmeyen müstahzarların tıbbî mecmualardan başka yerlerde
reklâmları yapılamaz. Reklâm nümunelerinin önceden Sıhhat ve İçtimaî
Muavenet Vekâletince tasvip edilmeleri lâzımdır.
Bir müstahzarın ilmî vasıfları
hakkında hazırlanmış olan filimler Sıhhat ve İçtimaî Muavenet
Vekâletinin münasebetiyle ve tayin edeceği yerlerde gösterilebilir.
Madde 14 -
Kodekse dahil olmadığı halde
müstahzar mahiyetinde olmayan ve istimalinde fayda görüldüğü âlemi
tababette kabul edilmiş olan edviye ile ilmî ve fennî tetkikatta
kullanılan kimyevî ve hayatî terkiplerden memlekete ithallerinde
menfaat tasavvur edilenlerin âmil ve sahipleri tarafından müracaat
vuku bulmaksızın ithallerine müsaade etmeğe Sıhhiye ve Muaveneti
İçtimaiye Vekâleti salâhiyettardır.
Madde 15 -
Yedinci ve Sekizinci maddelerde
mezkûr tahlil masrafları ve ruhsatname harçları yirmibeş liradır.
Tahlil masrafı müracaat vukuunda peşin olarak ve ruhsatname harcı,
ruhsatnamenin tevdii zamanından istifa edilir.
Madde 16 -
(Mülga Madde: 28.05.1938 - 3402)
Madde 17 -
(Mülga Madde: 28.05.1938 , 3402)
Madde 18-
(04.01.1943-4348)
10'uncu maddede yazılı tahlil
neticesinde, müstahzarların terkibinde bulunan maddelerin saf
olmadığı veya ruhsat almak için verilmiş olan formüle uymadığı veya
müstahzarın tedavi vasıflarını azaltacak veya kaybedecek surette
imâl edilmiş olduğu anlaşılırsa ruhsat sahibi ve müstahzarın bu
şekilde imâl edildiğini bilerek satan, satılığa arz eden veya
sattıranlar temin ettikleri veya etmek istedikleri menfaatin iki
mislinden aşağı olmamak üzere ağır para cezası ile
cezalandırılırlar. Şu kadar ki bu para cezası iki yüz liradan aşağı
olamaz. Tekerrürü halinde ruhsatname geri alınır.
Madde 19 -
(04.01.1943 - 4348)
Ruhsatsız olarak müstahzar imâl
edenler veya bu suretle imâl edilen müstahzarları bilerek satan,
satılığa arzeden veya sattıranlar müstahzar imaline sâlâhiyet sahibi
oldukları takdirde 50 liradan 200 liraya kadar ve müstahzar imâline
salahiyet sahibi olmadıkları takdirde 200 liradan 500 liraya kadar
ağır para cezasiyle cezalandırılırlar. Bu müstahzarlar kendilerine
atfedilen tedavi vasıtalarını haiz olmadığı veya bu vasıfları
azaltacak veya kaybedecek şekilde veya saf olmayan maddelerden imâl
edildiği anlaşıldığı takdirde 18 inci maddede yazılı ceza tatbik
olunur.
Memleket dışında yapılmış
müstahzarları ruhsatsız olarak ticaret kasdiyle ithal etmek veya
bunları bilerek satmak veya satılığa arzetmek veya sattırmak
kaçakçılıktır. Bu fıkrada yazılı suçları işleyenler hakkında 1918
sayılı kanun hükümleri tatbik olunur.
Madde 20 -
18 inci ve 19 uncu maddelerde,
mezkûr ahval hariç olmak üzere bu kanun ahkâmına muhalif hareket
edenlerden beş liradan yüz liraya kadar hafif cezaî nakdî alınır.
Madde 21 -
Bu kanunun sureti tatbikesi bir
nizamname ile tâyin olunur.
Madde 22 -
Bu kanun neşri tarihinden
muteberdir. Ancak Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekâletince elyevm
imâl veya ithal müsaadesi verilmiş olan müstahzarlar için üç ay
zarfında yeniden ruhsatname istihsali zımnında müracaat edildiği
gibi kanunun onaltı, onyedi, onsekiz, ondokuzuncu maddeleri
ahkâmının tatbikine de tarihî neşrinden itibaren altı ay sonra
başlanır. Mezkûr tarihte dahilî memlekette mevcut müstahzarlar
miktarı tesbit ve her birinin mümessillerine nazaran Sıhhiye ve
Muaveneti İçtimaiye Vekâletince tanzim edilecek liste üzerinde
rüsumu ahzedilecek bu kısım müstahzarların daha altı ay müddetle
Türkiye dahilinde satılmasına müsaade olunur.
Madde 23 -
Bu kanunun ahkâmını icraya Adliye,
Maliye, Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekilleri memurdur.
Ek Madde 1 -
(04.01.1943 - 4348)
Müstahzarları taklit ederek
bunların tedavi vasıflarını azaltacak veya kaybedecek surette imâl
edenler veya bu suretle imâl edildiğini bilerek satan, satılığa
arzeden veya sattıranlar üç aydan bir seneye kadar hapis ve temin
ettikleri veya etmek istedikleri menfaatin iki mislinden aşağı
olmamak üzere ağır para cezasiyle cezalandırılırlar. Şu kadar ki
para cezası 200 liradan aşağı olamaz.
Ek Madde 2 -
(04.01.1943 - 4348)
Bu kanunun 18 ve 19 uncu
maddeleriyle ek birinci maddesinde yazılı hallerde müstahzarlar,
kullananların sıhhatine her ne surette olursa olsun az veya çok
zarar verecek şekilde yapılmış olursa bu maddelerde yazılı
cezalardan başka Türk Ceza Kanunun 395 inci maddesi hükümleri de
tatbik olunur.
Ek Madde 3 -
(04.01.1943 - 4348)
Bu kanunun 18 ve 19 uncu
maddeleriyle ek birinci maddesinde yazılı hallerde müstahzarlar
zaptolunarak mahkeme karariyle yok edilir.
Ek Madde 4 -
(04.01.1943 - 4348)
Tetkik veya tecrübe edilmek veya
şahsî tedavide kullanılmak ve Sıhhat ve İçtimaî Muavenetince kabul
edilecek miktarı aşmamak üzere ruhsatnameyi haiz olmayan
müstahzarlarla bunlardan ticarete çıkarılmamak şartiyle resmi
müesseseler veya âmme menfaatlerine hâdim hayır cemiyetleri namına
gelecek olanların dışardan memlekete ithaline Sıhhat ve İçtimai
Muavenet Vekaletince müsaade edilir.
Not: 4348 sayılı kanunun
hükümlerinin icrasına Adliye, Sıhhat ve İçtimai Muavenet ve Gümrük
ve İnhisarlar Vekilleri memurdur. 4348 sayılı kanunla 16.12.1940
tarih ve 3940 sayılı kanun hükümleri mahfuz tutulmuştur.
İSPENÇİYARİ
ve TIBBİ MÜSTAHZARLAR HAKKINDAKİ 21 MAYIS 1928 TARİH ve 1262
NUMARALI KANUNA ZEYL EDİLECEK MADDE HAKKINDA KANUN
Kanun No: 1557
(Resmi Gazete Yayım Tarihi:
12.02.1930 Sayı: 1422)
Madde 1-
İspançiyari ve tıbbi müstahzarlar
hakkındaki 21 Mayıs 1928 tarih ve 1262 numaralı kanuna zeyl olmak
üzere aşağıdaki madde ilave edilmiştir:
Yerli müstahzarların âmilleri veya
mes'ul müdürleri ve ecnebi memleketlerden giren müstahzarları yapan
fabrika ve lâboratuvarların Türkiye'de mütemekkin vekilleri vefat
ettikleri takdirde verilmiş olan ruhsatnamelerin hükmü kalmaz. Yerli
müstahzarlar âmil veya mes'ul müdürlerinin mirascıları müstahzar
yapmaya salâhiyetli iseler doğrudan doğruya kendi namlarına ve
salâhiyet sahibi olmadıkları takdirde bunları yapabilecek
salâhiyetli bir mes'ul müdür göstererek yeniden ruhsatname alırlar.
Ecnebi fabrika ve lâboratuvarların gösterecekleri yeni vekiller de
ayni mecburiyete tâbidir. Her iki halde mütahzarın formülü
değişmediği takdirde bunlar tahlilden ve tahlil harcından istisna
edilirler.
Madde 2 -
Bu kanun neşri tarihinden
muteberdir.
Madde 3 -
Bu kanunun hükümlerini icraya
Adliye, Maliye ve Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekilleri memurdur.
İSPENÇİYARİ
ve TIBBİ MÜSTAHZARLAR KANUNUNA YENİDEN BAZI HÜKÜMLER İLAVESİNE DAİR
KANUN
Kanun No: 3940
(Resmi Gazete Yayım Tarihi:
29.11.1940 Sayı:4691)
Madde 1-
Memleket dahilinde imâl veya
hariçten ithal edilen veteriner tababette kullanılan tıbbî ve
ispençiyarî müstahzarlar 15.04.1928 tarih ve 1262 sayılı kanunun
içine alınmıştır.
Bu mastahzarların fenni tahlil ve
tetkikleri Ziraat Vekâletinin tavassutu ile Sıhhat ve İçtimaî
Muavenet Vekâletine ve devaî kıymetinin tesbitinden sonra kanunî
müsaadesi Ziraat Vekâletine aittir.
Bu suretle veteriner müstahzarların
04.06.1937 tarih ve 3203 sayılı kanun mucibince yapılacak murakabe
şekli Ziraat ve Sıhhat ve İçtimaî Muavenet Vekâletleri tarafından
birlikte tanzim ve tesbit olunur.
Madde 2 -
Veteriner tababette kullanılan
ispençiyari ve tıbbi müstahzarları 1262 sayılı kanunun 5 inci
maddesi hükümleri dairesinde veterinerlerde yapabilirler.
Madde 3 -
Bu kanun neşri tarihinden
muteberdir.
Madde 4 -
Bu kanunun hükümlerini icraya
Adliye, Gümrük ve inhisarları, Sıhhat ve İçtimaî Muavenet ve Ziraat
Vekilleri memurdur.
TÜRKİYE'DE
İMAL EDİLEN TIBBİ ve İSPENÇİYARİ MÜSTAHZARLARLA GALENİK PREPARATLAR
VE KODEKS AMPULLERİNİN FİYATLARINA DAİR KARAR
Karar Sayısı: 84/8845
Karar Tarihi: 4.12.1984
(Resmi Gazete Yayım Tarihi:
28.12.1984 Sayı: 18619)
1- İlaç imalatçıları tespit
ettikleri satış fiyatlarını, ilacı piyasaya arz etmeden on işgünü
önce, ilaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğüne yazılı olarak bildirirler.
2- Bakanlık imalatçı tarafından
beyan edilen fiyatı yukarıda belirtilen süre içinde red etmediği
takdirde yeni fiyat yürürlüğe girer.
3- İlaç imalatçılarının yıllık karı
firmanın yıllık satış gelirinin % 15'ini, münferit ilaçlar için ise
yıllık satış tutarının % 20'sini geçemez. Depocu satış fiyatı
imalatçı satış fiyatına azami % 9, perakandeci satış fiyatı da
depocu satış fiyatına azami % 25 ilave edilerek bulunur.
4- Bakanlık yurt içinde üretilen
ilaç fiyatlarının tüketiciye makul bir seviyede intikalini sağlamak
amacıyla dış ülkelerden müstahzar ithali için gerekli tedbirleri
alır.
İthalatçı satış fiyatı ithalat
maliyetine azami % 14 kar ilave edilerek bulunur. Depocu ve
parekende satış fiyatları 3. maddedeki nisbetlerde aynıdır.
5- Bakanlar Kurulu'nun 29/3/1972
tarih ve 7/4129 sayılı ve 11/3/1983 tarih ve 83/6167 sayılı
kararları yürürlükten kaldırılmıştır.
6- Bu kararın uygulaması ile ilgili
diğer hususlar Sağlık ve Soyal Yardım bakanlığınca düzenlenir.
7- Bu karar 1/1/1985 tarihinde
yürürlüğe girer.
8- Bu kararı Sağlık ve Sosyal
Yardım Bakanı yürütür.
İspançiyari ve Tıbbi Müstahzarlar
Kanun'u (Kanun No: 1262) ve eklerinde (Kanun No: 1557, Kanun No:
3940) rastlanan Yabancı sözcüklerin Türkçe karşılıkları (*4)
Alemi tababette: tıp dünyasında
Amme: kamu
Amil: 1. etken, etmen, 2. yapımcı
Amilleri: yapımcıları
Ahkâm: yargı
Atıf: 1. yönelme, çevirme, 2.
gönderme
Cezaî nakdî: para cezası
Dahilde: İçeride, içte; yurt içinde
Edviye: İlaçlar
Elyevm: bugün
Emsal: eş, benzer
Evvelemirde: öncelikle
Hadim: yarayan, yarar
Hakiki: gerçek
Hassa: özellik
Hilaf: aykırı, karşıt, ters
Hükmi şahıslar: Tüzel kişiler
Hini: sıra, vakit
İcabeylediği: gerektiği
İcra: 1. yürütme, 2. uygulama
İcra: eder yapar, yürütür
İnhisar : tekel
İspençiyari: eczacılık
İstida: dilekçe
İstifa edilir: tammiyle alınır
İstimal: kullanma
İstihsal: elde etme, üretim, üretme
İstihdam: bir görevde ya da bir
işte kullanma
Küşat: açma, açılış
Lâlettayin: gelişigüzel, özensiz,
ayırt etmeksizin
Maada: başka; dışında
Mahreci: çıkış yeri
Memnu: Yasak
Memaliki ecnebiye: yabancı ülkeler
Men: engel olma
Meşrut: şarta bağlı
Mevat: madde
Mezkûr: adı geçen, az önce anılan
Muadil: denk, eşit
Muamele: işlem
Mucibince: gereğince
Muharrer: kayıtlı
Murakabe: denetim, denetleme
Muteber: geçerli
Mutemekkin: yerleşik
Muvafık: Uygun
Münhasıran: yalnız
Müstamel: kullanılan
Müsaade: izin, uygun olma;
serbestlik
Mürekkep: 1-bileşik, 2... den
oluşan
Müteallik: ilişkin, ilgili, dair
Nam: isim, ünvan
Neşri: yayını
Nizamname: tüzük
Rüsumu ahzedilerek: vergisi
alınarak
Salâhiyettar: yetkili
Sarih: açık, belirgin, belli
Sureti tatbikesi: uygulama, biçimi
Taallûk etmek: ilişiği bulunmak,
ilgilendirmek
Tababet: tıp, hekimlik
Tadil: değişiklik, değiştirme
Tahdit: sınırlama
Tasvip edilmesi: onanması, uygun
bulunması
Teamül: Yapılageliş, alışılmışlık,
uygulanageliş
Tekerrürü: tekrarı
Tesviye olunmak: ödenmek
Tevdi etmek: vermek, bırakmak
Tevdi zamanı: veriliş sırası
Vahdet: birlik
Vaki olan: olmuş
Vuku bulmaksızın: olmaksızın,
olmadan
Zeyil: ek
Zımnında: dolayısıyla, için
Zikretmek: anmak, söylemek, sözünü
etmek
(*4) Kaynaklar:
"Karşılıklar Klavuzu" - Mayıs 1990
- Bilgi Yayınevi - Neşe ATABAY, Ayla BAYAZ
"İlaca Ait Yasalar" - Haziran 1990
- Nobel Tıp Kitabevleri - PRof. Dr. Kasım Cemal GÜVEN
"Hukuk Sözlüğü" - 1992 - Yetkin
Hukuk Yayınları - Prof. Dr. Ejder YILMAZ
|