| 36. DöNEM 1. BöLGELER TOPLANTISI | |
36. DÖNEM 1. BÖLGELER ARASI (BURSA ULUDAG) TOPLANTIDA 20. BÖLGE SAKARYA ECZACI ODASI BASKANI ECZACI ORHAN YONTAR’IN KONUSMASI
Sayin TEB Baskanim,
Sayin Merkez Heyeti üyeleri,
Sayin Denetleme Kurulu ve Yüksek Haysiyet Kurulu üyeleri
Sayin Eczaci Odasi Baskanlari,
Sayin Eczaci Odasi Yöneticileri,
Degerli Meslektaslarim,
Sakarya Eczaci Odasi adina hepinizi sevgi ve saygiyla selamliyorum.
Sözlerime baslamadan önce bizi misafir eden Bursa Eczaci Odasi Baskani sevgili kivanç baskani ve yönetim kurulu üyelerine çok tesekkür ederim.
2008 Protokolü görüsmeleri ile ilgili olarak yasadigimiz yogun gündemin ardindan bugün yapilan bölgelerarasi toplantida bir arada olmaktan mutluluk duyuyorum. Çünkü 2008 protokolü ile ilgili süreçte sergiledigi tavirla Eczacilik camiasi olarak bizler; eczacisi, yöneticisi, oda baskani, merkez heyeti ve baskani olarak; bir arada, ortak durus ve tavir sergileyerek, önemli kazanimlar elde ettik. Bu süreçte haklarimizi savunmak ve hakli taleplerimizi almak için; hep beraber, birlikte, tek vücut olarak, ortak hareket edebilecegimizi ve sonuç alabilecegimizi tüm kamuoyuna göstermis olduk. Öncelikle böyle tek yürek olmus bir eczaci camiasinin ve böyle bir meslek örgütünün mensubu olmaktan büyük bir onur ve mutluluk duydugumu sizlerle paylasmak istiyorum. Artik eczacilar kaybettikleri haklarini tekrar kazanmaya baslamislardir ve kötü gidise kesin ve net bir dille “ dur ” demislerdir.
Bu basarinin onurunu ve mutlulugunu; bu süreçte büyük emegi geçen, özellikle sayin TEB baskani ve Merkez Heyeti üyeleri basta olmak üzere tüm yöneticilerimizle ve tüm eczaci camiasi ile paylasmayi bir borç biliyorum.
Degerli Meslektaslarim;
Bölgelerarasi toplantilar 6643 sayili kanuna göre düzenlenen ve dönem içinde çesitli bölgelerde yapilan, meslegin içinde bulundugu durumun ve yasanan sorunlarin analiz edildigi ve ayni zamanda da gelecege yönelik projeksiyonlarin tutuldugu, vizyonlarin ortaya konuldugu toplantilardir.
Benden önce konusan ve benden sonra konusacak olan degerli oda baskanlarim ve yöneticilerimiz; gerek yasadigimiz süreçle ilgili, gerek meslegin içinde bulundugu genel durumla ilgili ve gerekse bölgelerinde yasadiklari sorunlarla ilgili görüslerini beyan ettiler ve edecekler. Ben hepimizin hemen hemen benzer ve ortak sorunlarini tekrar etmek yerine, 2008 protokolü görüsmeleri sürecinde elde edilen olumlu havanin, meslegimiz adina kazanimlarin arttirilmasi için nasil bir yöntem izlenerek gelecege yönelik olarak kullanilmasi gerektigi yönündeki görüslerimi sizlerle paylasmak istiyorum.
Degerli meslektaslarim;
Son yillarda eczacilik camiasi ekonomik, hukuki ve sosyal yönlerden birçok sorunla bogusmak zorunda kalmistir. Bunun en önemli iki nedeni büyük sermaye gruplarinin eczacinin kazancini da kendi karlarina ekleyebilmek için yaptiklari çabalar ve kamunun sosyal güvenlik harcamalarini azaltmak için yaptigi düzenlemelerdir. Geriye dönüp baktigimizda yapilan tüm girisimlerin bu iki amacin gerçeklesmesine yönelik olarak oldugu görülecektir:
Degerli meslektaslarim;
Hepimizin bildigi gibi 2008 protokol görüsmelerinde basinin ve eczaci kamuoyunun en çok gündeme getirdigi konu; ilaç firmalarinin kamuya eczacilar üzerinden yaptiklari iskontodan dolayi olusan eczaci zararinin kaldirilmasi yönündeki görüsmeler olmustur.
Anlasmaya varilan 2008 protokol görüsmeleri sonucu; ilaç firmalarinin iskonto uygulamasindan olusan zarar ile kurumlara eczacilarin yaptigi yüksek iskonto oranlarindan olusan zararin azaltilarak söz konusu oranlarin iyilestirilmesi sonucu eczacilar ortalama %5'lik bir kazanim elde etmislerdir. Özellikle 200 YTL ve üzeri ilaçlarda eczacilarin brüt karinin %10 civari oldugu göz önünde bulundurulursa eczacilarin karliliginin azlatilmaya çalisildigi böyle bir dönemde elde edilen bu kazanim önemli bir basaridir. Iste bu süreçte elde edilen; eczacilarin mevcut uygulamalardan magdur oldugu yönünde olusan olumlu rüzgari katbetmeden, gündem degismeden 14 subat 2004 tarihli ilaç fiyat kararnamesi ile kademeli olarak azltilmis olan eczaci kar oranlarinin iyilestirilmesi ile ilgili çalismalara ve girisimlere baslanmalidir.
Zira ; çok iyi biliyoruz ki ilaç firmalari kar edemiyoruz, edemeyiz, zarar ederiz gerekçesinin arkasina siginarak netli ve 30 günlük vadeli olarak yillarca piyasaya verilen bir çok ilaci, piyasaya esdegeri verilmesinin hemen ardindan 120 gün vade ve MF ile vermeye baslamislardi. Yine ayni gerekçeye siginarak yüksek fiyattan piyasaya verdikleri ayni satis kosullarindaki ilaçlarin fiyatlarini referans fiyat uygulamasi çerçevesinde 4'te bir 5' te bir fiyatina indirerek satmaya devam etmislerdi. Ne ilginçtir ki bu süreçte batan zarar eden hiçbir ilaç firmasi olmadigi gibi olusan pazar büyümesi sonucu degeri artan , yüksek fiyatlarla yabanci firmalara satilan bir çok ilaç firmasi oldu. Bu süreçte eczacilar disinda sektörün diger kesimleri çok kazançli çikti. Eczacilarsa sistemin tüm yükünü , sikintisini çekmek zorunda birakildilar.Ilaç firmalari SSK'ya etiket fiyatinin %10'u kadar bedelle sattiklari ilaçlarin bedelini 2-3 yil içinde alamazken yeni dönemde en geç 2-3 ay içinde almaya basladilar. Bu büyük ekonomik kazanima ragmen halen satis kosullarinda iyilestirme yapilmiyor olmasi, eczaci kar oranlarinin ilaç hizmetinin saglikli bir sekilde sürdürülmesine imkan tanimiyor olmasi öncelikli gündem maddeleri arasina alinmali, bu bölgelerarasi toplantida alinacak karar dogrultusunda da Saglik Bakanligi , Ilaç sektörü temsilcileri ile görüsülerek kamuya ek bir yük getirmeden yeni yasal düzenlemelerin yapilmasi yönünde çalismalara ve girisimlere baslanmaldir.
Degerli Meslektaslarim;
Önümüzdeki süreçte artik eczanelerin cirosunun artmasina yönelik bir gelisme olmasi mümkün degildir. Zira SSK'li ve Yesilkart'lilarin serbest eczanelere açilimiyla sosyal güvenlik semsiyesi büyüyebilecegi en büyük seviyeye ulasmistir. Eczane cirolarinda önümüzdeki süreçte ilaç fiyat tebligine göre ancak devalüasyon oraninda bir artis söz konusu olacaktir. Enflasyon oranindaki artisin yaninda dövizdeki artisin düsük seyrettigi ve seyredecegi göz önünde bulundurulursa; enflasyon karsisinda, eczaci ekonomilerindeki erozyonun tahrip edici etkisi artarak devam edecektir. Bu yüzden eczanelerimizin hayatta kalabilmesi, yasayabilmesi için eczaci karliliginda mutlak surette bir iyilestirme yapilmasini saglamak zorundayiz.
Zira ; Ilaç ve eczacilik hizmeti sunarak halkimizin saglikli yasamasini saglayan biz eczacilar, diger sorunlarimizi çözebilmek, eczanelerimizde faaliyetlerimize devam edebilmek , yani özetle söylemek gerekirse “yasatmak” için “yasamak” zorundayiz. Bu amaçla, bölgeler arasi toplantidan bu konuda bir karar çikararak kanayan bu önemli yaramiz konusunda da yapacagimiz girisimler sonucu yine bir basari elde edecegimize yürekten inaniyor, hepinize saygilar sunuyorum. |
|