Icon 36. DöNEM 3. BASKANLAR DANISMA KONUSMASI
36. DÖNEM 3. BASKANLAR DANISMA TOPLANTISINDA 20. BÖLGE SAKARYA ECZACI ODASI BASKANI ECZACI ORHAN YONTAR’IN KONUSMASI
 
Sayin TEB Baskanim,
Sayin Merkez Heyeti Üyeleri,
Sayin Eczaci Odasi Baskanlari,
Sayin Eczaci Odasi Yönetim Kurulu üyeleri,
Degerli Meslektaslarim.
 
20. BÖLGE SAKARYA ECZACI ODASI ADINA HEPINIZI SAYGI VE SEVGIYLE SELAMLIYORUM
 
         Ülke olarak yasadigimiz ekonomik ve politik sikintilarin yani sira biz eczacilarin yasadigi sorunlar da ülke gündemindeki sorunlara paralel bir sekilde gün geçtikçe artmaktadir. Ülke olarak krizlere aliskin oldugumuzdan, krizler bizim adeta yasamimizin bir parçasi haline gelmistir. Ve krizlerin üstesinden gelme konusundaki bagisikligimiz milletçe dünya üzerindeki bir çok toplumun ilerisindedir. Bugün burada olaganüstü baskanlar danisma kurulu toplantisinda bulusmamiza neden olan gündem ise hepimizin bildigi gibi 2008 yili protokol görüsmelerinde gelinen son durumdur. Yani mesleki alanda yasadigimiz bir krizdir. Burada bulunan bulunmayan tüm meslektaslarimla yaptigim görüsmelerden gözlemledigime göre eczaci kamuoyu bu krizi asmak konusunda son derece duyarli ve tek vücut olmus olarak hareket etme kararlilik ve azminde oldugu için bu sorunu ve krizi TEB Merkez Heyetinin etrafinda birleserek ortak hareketle hep beraber asacagimiza yürekten inaniyorum.
        
         Degerli meslektaslarim;
 
         Burada söz alan çok degerli baskanlarim ve meslektaslarim sorunun çözümü konusunda, neler yapilmasi gerektigi konusunda çesitli görüsler beyan ettiler ve benim konusmamin ardindan da beyan edecekler. Öncelikle 24 bin eczacinin sorumlulugunu tasidigimizin bilinciyle iyice düsünerek durum tespiti yapmali, isteklerimizi bir plan çerçevesinde siralayarak bu isteklerin siyasi irade ve kamuoyunca dogru algilanmasini saglayici yaklasimlari benimsemeli ve bu çerçevede belirleyecegimiz eylem planini sonuç alinana kadar hayata geçirmeliyiz. Eczacilik tarihinin bize ayrilan bölümünde üzerimize yüklenen görev ve misyon bunu gerektirmektedir.
         Öncelikle gündemin ilk sirasina yükselen ve tüm kamuoyunun dikkatlerini çeken protokol görüsmelerinde yasanan tikanikligin; SGK bürokratlarinin uzlasmaz tutumundan kaynaklandigini her firsatta ve öncelikle dile getirmeliyiz. Zira uzlasmaz olan tarafin kim oldugunun iyi anlasilmasi durumunda olusacak kamuoyu destegi siyasi iradenin bürokratlara ve onlarin açiklamalarina olan bakis açilarini lehimize etkileyecektir. Zira siyasi irade SSK ve Yesilkart hastalarinin serbest eczanelere açilimiyla yakalamis oldugu olumlu rüzgari, kamuoyundan aldigi destegi bürokratlarinin uzlasmaz tutumu yüzünden kaybedecek girisimlerde bulunmayacaktir. Bu yüzden özellikle bu konuyu siyasi iradenin iyi anlayabilmesi için elimizden gelen gayreti göstermek durumundayiz.
         Isteklerimiz çok açik ve net :
         Eczacinin kazanilmis haklarini koruyan, eczacinin ekonomik kaybina neden olmayan, eczacinin mesleki hakkini taniyan, eczaciyi potansiyel suçlu olarak görmeyen adil bir sözlesme istiyoruz. Bu istekleri madde madde teknik ayrintiya girmeden, ayrintilarda bogulmadan ve kaybolmadan çok net ve sade bir dille ortaklasa dile getirmemiz gerekmektedir. Bu istekler bizim bundan sonra gerçeklestirecegimiz eylem planimizin bel kemigini olusturacaktir.
         Bu mantik ve bakis açisiyla hazirlanacak bir eylem ve hareket planinin basariya ulasmasinin önünde hiçbir engel yoktur.
         Bu çerçevede ;
         Öncelikle isteklerimizin siniflandirilmasi ve siralanmasi,
         Ikinci olarak kamuoyunun bilgilendirilmesi amaciyla yazili ve görsel basinin tüm imkanlarindan yararlanilmasi,
         üçüncü olarak uzlasmaz tarafin kamuoyunca dogru algilanmasi için siyasi irade ile yüzyüze görüsemeler yapilarak konunun dogru olarak aktarilmasinin saglanmasi ve
süreç içinde aleyhimize gelismelerin engellenmesi amaciyla yapilacak demokratik eylemlerin sekli ve takviminin belirlenmesi gerekmektedir.
         Siralamaya uyulmasinin sorunlarimizin dogru ifade edilmesi ve dogru algilanmasinda çok önemli rolü olacagini ve bu konuda tüm Eczaci odalarinin yöneticilerinin hemfikir olacaklarini düsünüyorum.
        
         Degerli meslektaslarim ;
         Bizi burada toplanmaya zorlayan sorunlarimizin ya da Isteklerimizin bir kismi SGK tarafindan bir kismi Saglik Bakanligi tarafindan bir kismi da Maliye Bakanligi tarafindan çözümü gerçeklestirilebilecek konulardir. Kamuoyu olusturma ve eylem takvimi olusturma süreci içinde bu konulari ilgili kurumlarla da birebir görüsmelerle, resmi kanallari daima açik tutarak yasal ve hukuki zeminde çözüme kavusturmanin da çalismalarini yapmamiz gerekmektedir. Tüm kanallardan bu konularda da girisimlere baslamamiz gerekmektedir.
         Bu konulari söyle bir siniflandiracak olursak öncelikle :
         Ilaç firmalarinin kamuya yaptiklari iskontoyu biz eczacilarin eczaneye alis fiyatindan almasina karsilik satis fiyati üzerinden kuruma yansitmalari ve aradaki farki üstlenmeye zorlanmalari kabul edilebilir bir durum degildir. %2'lik bir kayip söz konusudur. Bildiginiz üzere bu iskontolar 14 aralik 2004 tarihinde TEB Maliye Bakanligi ve Çalisma Bakanligi arasinda imzalanan protokol çerçevesinde gerçeklesmektedir. Hatiralayacaginiz üzere bu protokolde yer alan hükme göre ilaç firmalarinin bu protokolün uygulamaya geçmesiyle satis kosullarini degistirmeyecekleri hükme baglanmisken neredeyse tüm ilaç firmalari 20 den sonra 7 olarak adligimiz pesin alim iskontosunu kaldirmis durumdalar. Yani kamuya verdikleri iskontoyu eczacilara ciro etmis durumdalar. Bu protokolün uygulanmasi ile eczacilarin yasadigi hak kaybi kaba bir hesapla %9 civaridir. Bu yüzden 14 aralik tarihli protokolün iserliginin tekrar gözden geçirilmesi, yeniden revize edilmesi ve mutlaka altina ilaç firmalarinin imzasinin alinmasi ya da ilaç firmalarini baglayici bir hüküm konulmasi gerekmektedir.
         Bu da Maliye Bakanligi ve Çalisma Bakanligi ile yapilacak görüsmelerle , yapilacak temaslarla ve hukuki girisimlerle saglanabilecektir.
         Eczaci kar oranlari ile ilgili düzenlemeler Saglik Bakanligi'nin yetkisinde oldugundan özellikle pahali ilaçlardaki düsük kar marjinin bu ilaçlarin eczacilar tarafindan hastaya sunumunda yasanan sikintilarinin boyutlari anlatilmali ve mevzuattaki yetkiye dayanarak Bakanligin bu konuda yeni bir düzenleme yapmasi saglanmalidir.
         Protokolle ilgili sorunlarimizin Çalisma Bakanina dogrudan aktarilmasi da sorunun çözümünde önemli bir katki saglayacaktir.
 
         Degerli Meslektaslarim ;
         Yapilacak görüsmelerden mutlaka az ya da çok bir sonuç alinacaktir. Hiçbir sonuç alinamasa bile uzlasmaz tarafin eczacilar olmadigi, eczacilarin sorunu çözmek için tüm girisimleri yaptigi kamuoyunca net olarak görülecek ve yapilacak bir eylemin kamuoyu gözündeki mesruiyeti ve hakliligi artacak, kamuoyundan tam destek alacaktir. Kamuoyunun eczacilara karsi olan olumsuz ön yargisini kirmamiz gerekmektedir. Konusmamin basinda da belirttigim gibi bu süreçte sakin , bilinçli ve kararli bir tutum izlememiz gerekmektedir.
         Kamuoyu destegi hem eylem sirasinda hem de eylem sonrasinda taleplerimizin aliminda çok önemli bir güçtür.
        
 
         Degerli Meslektaslarim ;
         Eylem deyince sözlesmeleri fesh ederek sözlesme yenilememe yönünde olusacak bir eylem yöntemini tercih etmenin halen içeride ödenmemis olan fatura bedellerinin oldugu da göz önünde bulundurularak artilari ve eksilerinin iyice düsünülmesi gereken bir eylem yöntemi oldugu kanisindayim. Önümüzdeki süreçte 2002 yilinin 15-16 ocagindaki durusun ayni kararlilikta sergilenmesinin etkili olacagini düsünüyorum.
         Birlikte hareket ederek basaramayacagimiz , üstesinden gelemeyecegimiz hiçbir sorun yoktur.
         Hepinize saygilar sunarim.